Sultan Ahmet meydanı manzaralı bir pastahanede oturuyoruz, sütlaç yiyip kapuçino yudumlarken karşıdan geçen tanımadığım yüzleri gözlemleyip hikayelerine dalıyordum mışıl mışıl uyurcasına ve "Sen beni dinlemiyorsun!" serzenişleriyle kendime geldim. Hani eskiden olsa yalan söyler "eh dinlemezmiyim" derdim. Şimdilerde martıları önemsiyorum, dalgaları ve Boğazı. Dinlemek bile bir marifet, dinlemekten yoruldum. Oysa dinlerken dinlenmeyi arzuladığım dinlediklerim vardı bir zamanlar. Haydi geçelim bu faslı....
Bu siteyi ara sıra okurdum, okumaya değer bulmadığımı habire söylememe rağmen. İlgimi çeken yazılanlardan çok yazılmayanlardı sanki. Neden sorusunu sormamayıda öğrendim gibi. Kusur arayıp önemsenmektende bıktım. Kusursuzluklarla süslenmiş püriten ahlaktan nefret ediyorum. Ahlak kalkanı altında gizli ahlaksızlıkları deşmektende sakınıyorum. Burasının misyonu yok, anlamsız öylesine kaygısız yazıp geçeyim diyorum, bir tatiladasında agaçlara kazınmış ísimlerin "buradaydım" demek istedikleri gibi.
İyi hoş arada bir karalar hasret gideririz dediydim, ve Karagöz'e başvurdum. Sıkça yazacağımı zannetmiyorum, burasını ağlama duvarı olarakta görmüyorum, burası ne ifade eder bende? gibi sıkıcı günlerde sorulası gereksiz sorularla kendimce önemli kararlardan ve sorumluluktan kaçabileceğim bir sanal alem. Hayata meydan okumak gibi, dağlara küsmek gibi, Cervantes hikayelerinde kaybolmak gibi birşey.....
reactie geplaatst op dinsdag 28 oktober 2008 om Arrayu
Yazilarinizda (malesef) kendini begenmislik seziyorum. Bir amacin oldugunu sanmiyorum yalniz bir amac edinmeyi dusunuyorsan kolektifin parcasi olup, o butune katki saglamak zorundasin, kendini kiy turpu gibi kenara cekip, ustten insanlara bakmayla birsey elde edemezsin, umarim yazilarini bir daha ki sefere bu dusunceyle yazarsin.
Mustafa
dinsdag 28 oktober 2008 om Arrayu
Mustafa
reactie geplaatst op dinsdag 28 oktober 2008 om Arrayu
hay hay
il van der Ginç
dinsdag 28 oktober 2008 om Arrayu
il van der Ginç
reactie geplaatst op dinsdag 28 oktober 2008 om Arrayu