"On sekiz yaş altındakiler bu yazıyı okumasın!" diyerek başlamayı düşünmüştüm bu yazıya, ama sanırım bunun pek bir faydası olmayacaktı. Tam aksine, böylece yazıya 18+ damgası vurmuş olur ve sadece on sekiz yaş altındaki arkadaşların değil, o yaşı çoktan aşmış değerli ve olgun insanların düşüncelerine bile kırmızı noktalar işlemiş olacaktım bilmeyerek!
"Yok kardeşim kırmızı mırmızı nokta! İşi olan işinin başına, dersi olan dersinin başına!" desem de dahi, o kırmızı nokta kalacaktır artik akıllarda. Herşey kırmızı noktalı düşünceler için bir kaynak teşkil edecektir. Yarınki kimya dersine çalışanlara acıyorum... "Yav o elektronlar ne de ateşli ateşli dönüyorlar öyle nükleonun çevresinde!"
Aslına bakarsanız kırmızı noktalar kültürümüze öylesine yerleşmiş ki, benim burada "Aman yapmayın etmeyin!" dememin bir anlamı yok. Türkçenin kırmızı noktalı şakalara nasıl alet edildiğini bilmez misiniz?
Neymiş efendim, iki bayan arkadaş bir dolmuşa binmişler. Dolmuşta çok yer olmaması nedeniyle biri öne, biri de arkaya oturmuş. Arkadaki bayan öne doğru para uzatması üzerine öndeki bayan seslenmiş: "Ayten kız sen arkadan verme, ben önden veririm!"
Kırmızı noktaların toplumumuzun üzerindeki etkisini küfürlerden de gayet iyi anlayabiliriz. Çok ilginçtir, insanımız kavgalı olduğu kişilere karşı cinsel duygularını çok daha açık dile getirir. Hatta böyle durumlarda cinsel dürtüler o kadar güçlüdür ki, insanımız kavgalı olduğu kişinin annesini, bacısını, karısını, ebesini ve hatta bütün sülalesini olaya dahil eder.
Bütün bunları anlamak için o kadar uzağa gitmeye de gerek yok hani. Forumda en çok ilgi çeken başlıklar her zaman cinsellik üzerine olanlar olmuştur. Karagöz'ün weblogları arasında en çok tepki getireni yine cinsellik üzerine olanı değil miydi?