Büyümüş, olgunlaşmış, ama bir o kadar da yalnız oluvermişim.
Bakarsınız size bakan gözlere uzun uzun. Yakalamaya çalışırsınız bir umut gözbebeklerin siyahında. Ne karanlık, ne karanlık! Dünyanız kararır, umudunuz kaybolur, bulamazsınız.
Koyu kırmızı rujlu dudaklar arasından çıkan şehvetli sözler sizin kulaklarınıza doğru yol alırken, ansızın güçlü bir yalnızlık rüzgarı esmeye başlar. Kaybolur sözler, kaybolur duygular etrafınızı saran sevgisizlik boşluğunda.
Bir bardak kırmızı şarap mıdır yüzünüzdeki o tebessümün sebebi? Yoksa o şarabın içine saklanmış siyah saçlı bir aşkın anısı mı?
Çıplak omuzunuza dokunan ince parmaklar öyle sıcak, öyle sıcaktırlar ki bütün vücudunuz erir. Aslında kendi başınıza bir kutupsunuzdur siz. Bir yaz yaşamak ister, ama bu kadar coskuya dayanamazsınız. Denize batar, kim bilir belki buharlaşırsınız, ama neticede kaybolursunuz.
Okuduğunuz şiir midir yüzünüzdeki o tebessümün sebebi? Yoksa o şiirin içine saklanmış zeytin gözlü bir aşkın anısı mı?